Kırmızı Balon
Yönetmen Albert lamorisse’nin 1956 yılında çektiği en iyi özgün senaryo akademi ödülü ve ayrıca Cannes film festivalinde kısa film dalında altın palmiye almış filmi ‘kırmızı balon’..
Film aldığı akademi ödülüyle kısa film kategorisi dışında ödül kazanmış tek kısa filmdir. İçinde hiç diyalog bulunmamaktadır sadece monologlar vardır. Yönetmen filmde kendi çocuklarını oynatmıştır. Başrol oyuncusu ve yolda karşılaşılan kız çocuğu yönetmenin çocuklarıdır.
Başrol oyuncusu pascal sergilediği rol ile değme sinema oyuncularına taş çıkartır vaziyettedir. Samimi ve gerçekçi tavırları oyunculuğunu göz doldurur hale getirmiştir.
Film harika oluşturulmuş bir manzara mizanseni eşliğinde açılıyor. Yönetmen film boyunca oluşturduğu mizansenler ile göz dolduruyor. Gerçek bir estetik kaygı güdüyor. Pascal grinin elli tonu havasındaki kasvetli merdivenlerden inerken sokak lambasına bağlı duran kırmızı balonu görüyor. Balonu alabilmek için direkten tırmanıyor ve balon ile pascal arasında kurulacak olan zorlu süreç bu sahne ile başlangıç yapıyor. Pascal elindeki balon sebebiyle otobüse alınmıyor. Okula yetişebilmek için elinde balonu koşmaya başlıyor. İnsanların klişeleşmiş yaşamları ve önyargılarına gönderme yapan harika bir sahne olmuş.
Okul çıkışı yağmurlu havadan balonunu korumak için eve kadar sokaktaki insanların şemsiyelerine sığınarak yürümesi pascal ve kırmızı balon arasındaki arkadaşlığın tohumu durumunda. Pascal eveni gittiğinde annesi balonu camdan dışarı atıyor. Ebeveyn ve çocuk ilişkilerinin çözümlendiği bir sahne. Katı kurallarla örülü aile ilişkilerini ve çocukların kendi istekleriyle edinmeyecekleri arkadaşlık,eğlence vs. gibi konular annenin balonu sokağa atmasıyla gösteriliyor.
Balon camdan atılmasına karşın uçup gitmiyor ve pascalı camın önünde beklemeye başlıyor. Bu sahnede ilk kez balonun insani özelliklere sahip olduğunu görüyoruz. Pascal okula giderken balonu bırakıyor ve kendisini takip etmesini söyleyip otobüse biniyor. İnsanların baskıcı yapısı altında ezilen çocuğun bu durumu hafifleştirmeye çabalaması bu basit ama etkili sahne ile veriliyor.
Okul dönüşü mahallenin çocukları pascalın elindeki balonu alabilmek için üzerine saldırıyor. Pascal balonu çocuklardan kaçırmak için bin bir yol deniyor. Başıboş yetiştirilen içinde öfke ve savaş duygusu barındıran kıskanç çocukların sağlam dostluğa karşı besledikleri kinci yapıyı açık ve net veriyor.
Ayrıca okul önünde diğer çocukların da balonu görünce onunla oynamaya çalışması eğitim sistemindeki tutucu ve baskıcı yapının olağan bir patlamaya yol açışını simgelerken,öğretmenin çaldığı düdük ile öğrencilerin balon peşinden koşmasını engellemesi ve bu komut ile öğrencileri okula sokması da baskıcı eğitim sisteminin bariz göstergelerindendir.
Mahallenin kıskanç ve öfkeli çocukları balonu ele geçirip ve onu tıpkı bir tutsak misali iple bağlayıp götürdükleri boş arazide taşlamaya başlamaları masumiyete atılan küçük bombalardır. Pascalı tutup balonu taşladıkları sahnede balon insani tarafının bir göstergesi olarak ağlıyor. Üzüntünün verdiği yorgunlukla yere düşüyor be çocuklardan birisi kırmızı balonu patlatıyor. Masumiyeti ve dostluğu ayaklar altına alıp yendiklerini düşünen öfke yüklü çocuklar çok yanılıyor. Kırmızı balon patladığı an şehirdeki tüm balonlar sahiplerinin elinden kurtuluyor ve uçuşup tek bir noktaya toplanıyorlar. Özgürlüğü,dostluğu elinden alınmış gibi görünen pascalın yanına. Pascal özgürlüğü ve tüm dostluğu bir araya topluyor. Tüm o şehir griliğinden sıyrılıp,öfkenin ve serkeşliğin,çocuk olamamanın,gerektiği gibi yaşayamamanın kucağından kurtuluyor ve gök yüzüne,özgürlüğe doğru uçuyor.
Film kendine yakışan bir son ile bitiyor. Uçan balon ve çocuğun dostluğunu konu edinen ‘’kırmızı balon’’ filmi eşsiz kısa filmlerden bir tanesi. Sinema yaratıcılığın bir ürünü ise bu kısa ama çok şey anlatan film ürün tezgahının en nadide parçalarından birisi. Dünyada ki en tatlı kırmızıyı bir balonda düşünün ve bu balonun içi özgür bir nefes ile doldurulmuş. Film her şeyiyle yerli yerinde. Ne bir eksik ne bir fazla. İzleyenler için bir kazanım,henüz izlemeyenler için ise kırmızı bir görsel haz kaybı.
Kaynak : Kadraj Sinema


